22 Eylül 2018, Cumartesi   |   English
Yapay Zekâ Düzenlemeleri ve İnsan Hakları Üzerine Etkileri
Yazan: Melike Beykoz      02 Nisan 2018, Pazartesi      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
RTÜK Kurul Üyesi ve Avrupa Konseyi bünyesindeki Yapay Zekâ ve İnsan Hakları Uzmanlar Komitesinde Türkiye'yi temsil eden Taha Yücel : "Bizde daha çok bu konu ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgileniyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı da yapay zekânın savunma sanayiinde kullanımı için projeler geliştiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu da konu ile ilgili çalışmalarda bulunuyor. Üniversitelerimizde de çalışmalar olmakla beraber henüz yeterli değil. Endüstri 4.0 ile birlikte sanayimizde bu tür tartışmalar başlamış olmakla birlikte yeterince gündem olmadı ve hala işin başındayız. Türkiye’de çok genç bir nüfusa sahibiz ve yapay zekâ yazılımları alanında öncü olabiliriz ve bu fırsatı kaçırmamalıyız."

6-7 Mart tarihlerinde Strazburg’da, Avrupa Konseyi bünyesindeki Yapay Zekâ ve İnsan Hakları Uzmanlar Komitesi’nin ilk toplantısı, Stanford, MIT, Oxford gibi üniversitelerden akademisyenler, sektör ve sivil toplum kuruluşları uzmanları ile Avrupa Konseyi üyesi devletlerin davetli temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Bu toplantıya ülkemizi temsilen katılan RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) üyesi Taha Yücel yapay zekâ üzerine bir sunum yapmış ve sunumunda ileride insan hakları ile ilgili oluşabilecek risklerin bulunduğuna dikkat çekmişti. Tam da bu uyarının üzerine UBER şirketinin bir aracı kaza yapmış ve kazanın sonucunda bir kişi hayatını kaybetmişti. Taha Yücel’in sunumunda belirttiği düzenleme eksikleri bu olayla daha da belirginleşmiş ve konunun önemi ortaya çıkmıştı. Taha Yücel ile kurulda yaptığı sunum ve yapay zekâ üzerine bir söyleşi yaptık.

turk-internet.com : Yapay zekâ eski Yunan’dan beri konuşulan ancak 1950’lerde Alan Turing ile modern anlamda tanımlanan bir kavram olmasına rağmen bugünlerde gündemde olmasının sebepleri nelerdir?

Taha Yücel :
Yapay zekâ insan gibi düşünen, insan gibi karar veren ve kendini geliştirip öğrenen ve kendini düzelten sistemler veya makinelerdir. Yaklaşık 60 yıllık bir konudur. İlk bilgisayarlar Mainframe’lerdi, çok yer kaplıyorlardı ve bugüne kıyaslandığında çok yavaştılar. Zamanla bilgisayarların işlemci (CPU) kabiliyetleri arttı, küçüldüler, güçlendiler ve hızlandılar. İkincisi bilgisayar sistemlerinin kayıt kapasiteleri arttı. Eskiden kilobyte’lar konuşulurken şimdi memory sticklerde terabyte kapasitelerden söz ediyoruz. Üçüncüsü bulut teknolojileri ile ağ tabanlı kullanım başladı. Geleceğimizin telekomünikasyon teknolojisi de ağ tabanlı olacak. Cihaz bağımlı, lokal yapıların yerini ağ teknolojileri alacak. Mimaride de açık sisteme (Open Network Architecture) dönülüyor. Bizim operatörlerimiz de muhtemelen bu yapılara hazırlanıyorlardır. 5G ile birlikte kullanımı artacak olan IoT (Internet of Things) ile neredeyse tüm nesneler internet’e bağlanacak ve tabi geniş bant (broadband) kapasiteleri de artacak. İnternetin yaygınlaşması ile de milyarlarca cihaz ağa bağlanacak.

Teknolojideki bu gelişimle birlikte yapay zekâ ile insansız kara, hava araçları, uçaklar, gemiler, silahlar hayatımıza girecek. Sadece ulaşım ve savaş sanayinde değil tarım, sağlık, yargı gibi alanlarda da yapay zekâ kullanımını göreceğiz.

turk-internet.com : Teknolojinin gelişmesiyle kullanım alanı artacak olan yapay zekâyı en çok nerelerde göreceğiz?

Taha Yücel :
Ben tabi ki teknolojilerin barışçıl ve iyi amaçlarla kullanılmasını savunuyorum. Teknoloji bir araçtır. Örneğin, bir bıçak doğru kullanılırsa bir doktorun elinde neşter olur, hayat kurtarır ama kötüye kullanılırsa bir katilin elinde ölüme sebep olur.

Yapay zekânın barışçıl amaçlarla kullanılabileceği pek çok yer var. Örneğin: Tarım. Yapay zekâ ile donatılmış bir insansız hava aracını düşünün. Büyük bir arazinin analizinin akıllı sistemlerle yapıldığını, nerenin daha verimli olduğunun tespit edildiğini, insansız traktörlerle bu arsanın sürüldüğünü düşünün. Yine insansız bir araçla gerekli bölgelerin ilk analize bağlı olarak gübrelendiğini, gereken yerlerin taşlardan arındırıldığını ve toprağın daha verimli hale getirildiğini, nereye hangi ürünün ekileceğine karar veren akıllı sistemlerle uygun ekim yapıldığını hayal edin. Sadece gereken yerlerin sulandığını ve problemli yerlerin ilaçlandığını düşünün. Bu sayede ekonomik bir gübreleme, insan sağlığına uygun bir ilaçlama ve sonucunda da verimli bir tarım yapmış oluyorsunuz. Ayrıca bu sistemler ürünün gelişmesini de izleyip gerekli önlemleri alabiliyorlar.

Yapay zekâ yargıda da kullanılabilir. Örneğin UBER kazası öncesinde Avrupa Konsey’inde yaptığım sunumda da belirttiğim gibi yapay zekâ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kararları verirken yardımcı olarak kullanılabilir. Bu sayede hem kararların alınması hem de kararları alırken ön yeterlilik şartlarının değerlendirilmesinin hızlanmasına yardımcı olabilir. Benzer şekilde bizde de Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve hatta mahkemeler de yapay zekâyı kullanmalıdır. Sonuçta kararı hâkimler verecektir ancak yapay zekâ karara yardımcı olacak ve adaleti şeffaflaştıracaktır.

Avrupa Konsey’inde yaptığım konuşmada insansız araçlar kullanılırken olabilecek kazalar için de düzenlemeler yapılması konusunda bir uyarıda bulunmuştum. Olası bir kazada kimin sorumlu olduğu konusunda düzenlemeler yapılarak AİHM’ye yol gösterilmelidir. Kazada UBER’in, araç üreticisinin, aracı satın alan kişinin sorumluluk alanları belirlenmelidir. Yapay zekânın doğru kullanılması için bu düzenlemelerin yapılması şarttır. Nitekim maalesef böyle bir kaza oldu ve UBER kullanan bir araç ölümle sonuçlanan bir kaza yaptı. Bunun üzerine UBER’in sürücüsüz araç kullanma servisi durduruldu. Bu kötü bir durum olmakla beraber iyi bir öngörü oldu. Bu öngörünün doğruluğu ve faydası konusunda birçok olumlu mesaj da aldım.

Yapay zekânın barışçıl amaçla kullanılmasını diliyoruz ama savunma ve terörle mücadele için insansız tanklar ve savaş araçları da yapılmalıdır. Bunların kontrolden çıkmaması için de gerekli önlemler titizlikle alınmalıdır.

turk-internet.com : Avrupa Konsey’inde sunum yaptığınız Yapay Zekâ ve İnsan Hakları Komitesi hakkında da bilgi verebilir misiniz? Bu komite ne amaçla kurulmuştur, kimlerden oluşur, görevleri nelerdir?

Taha Yücel :
Avrupa Konseyi 47 ülke’den oluşan bir birliktir ve Türkiye de ilk üyelerindendir. Avrupa Konseyi daha çok insan haklarına odaklanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Avrupa Konseyi’nin bir parçasıdır.
Avrupa Konseyinde bilgi toplumu ve medya, internet, bilgi güvenliği gibi konularda çalışan uzmanlık komiteleri var.

Hak ihlalleri, kişilik hakları, ifade özgürlükleri gibi konulardaki uyuşmazlıklar da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne geliyor. Türkiye de bu tarz komisyonlara katılıyor ve katkı veriyor. Türkiye’den de Yargıtay’dan, Danıştay’dan, HSYK’dan ve diğer kurumlardan sınavlara girip kazanarak gelen 100’den fazla çalışan uzman var.
Yapay Zekâ ve İnsan Hakları Uzmanlar Komitesi’nde de, Harvard, MIT, Oxford’dan doktoralı akademisyenler var. Felsefe, hukuk gibi açılardan da yapay zekâyı değerlendiren bu grup senede 2 kez toplanıyor. Bu grup Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne yapay zekâ ve büyük verinin kullanımının İnsan haklarına etkilerinin değerlendirilmesine dair bir doküman hazırlayacak.

turk-internet.com : Avrupa Konseyi Yapay Zekâ ve İnsan Hakları Uzmanlar Kurulu’nda yapılan çalışmaların Türkiye’de de yansımaları olacak mı, kararlar burada da paylaşılacak mı?

Taha Yücel :
Bu doküman Avrupa Konsey’inde kabul edildikten sonra üye 47 ülkeye de tavsiye kararı olarak gönderilecek. Ülkeler yapay zekâ kullanımı konusunda özgür olmakla beraber bu kararlardan da yararlanabilecekler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de karar alırken bu önerilerden istifade edecek.

turk-internet.com : Türkiye’de hangi kurumlara yapay zekâ anlamında görüş bildiriyorsunuz, örneğin Birleşik Arap Emirlikleri’nde yapay zekâ bakanlığı var. Bizde hangi bakanlık bu konuda direk sorumludur?

Taha Yücel :
Bizde daha çok bu konu ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgileniyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı da yapay zekânın savunma sanayiinde kullanımı için projeler geliştiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu da konu ile ilgili çalışmalarda bulunuyor. Üniversitelerimizde de çalışmalar olmakla beraber henüz yeterli değil. Endüstri 4.0 ile birlikte sanayimizde bu tür tartışmalar başlamış olmakla birlikte yeterince gündem olmadı ve hala işin başındayız. Türkiye’de çok genç bir nüfusa sahibiz ve yapay zekâ yazılımları alanında öncü olabiliriz ve bu fırsatı kaçırmamalıyız.

turk-internet.com : Yapay zekâ yararlı kullanımlarının yanı sıra kötüye de kullanılabiliyor. Örneğin son dönemde Cambridge Analytica firmasının Facebook üzerinden topladığı verileri seçimlerin manipülasyonu için kullandığı, Amerika’daki seçmen davranışını etkilediği ve sosyal medya verilerinin izinsiz kullandığı ortaya çıktı. Sizce sosyal medyada paylaşılan veriler yapay zekâ ile işlenmeli mi?

Taha Yücel :
Aslında bireyler olarak interneti doğru kullanmayı öğrenmemiz lazım. İnternette ne paylaşılır ne paylaşılmaz bilmemiz gerekir. Bu özgür ortamda dolaşırken iyi niyetli paylaşımların kötüye de kullanılabileceğini unutmamak gerekir. Bedava olan bazı ürünlerin neden bedava olduğu sorgulanmalıdır. Bedava olan her serviste ürün sizsinizdir. Bunları kullanırken çocukların da eğitilmesi gerekir dolayısıyla internet okuryazarlığı şarttır.

turk-internet.com : İnternet kullanımının farkındalığının yanında yapay zekânın kullanımı konusundaki farkındalık nasıl artırılabilir? Bu teknolojinin çağımızı değiştirebilecek, verimliliği artıracak, hayatımızı kolaylaştıracak bir değişime neden olacağı nasıl anlatılabilir?

Taha Yücel :
Bu konuda büyük görev bilim adamlarımıza düşüyor. Üniversitelerimizin bu alanda uzmanlık branşları oluşturması lazım. Örneğin bir Üniversitemiz tarım alanında yapay zekâ kullanımı konusunda bilgisayar mühendisi mühendisliği, ziraat mühendisliği gibi farklı bölümleri bir araya getirerek bir çalışma başlatmalı, tezler hazırlatmalı, uzmanlar yetiştirmeli ve sonrasında endüstriye bu bilgileri aktarmalı. Aksi takdirde sadece hazır ürünleri alan kullanan bir konumda kalırız ki bu tehlikeli ve sakıncalıdır. Bu maalesef birçok teknolojik yenilikte böyle oldu. Örneğin bugün kullandığımız cep telefonlarında aşağı yukarı herkeste belli markalar var. Yerli markalarımız var ama az kullanılıyor. Baz istasyonlarımız neredeyse tamamen ithal. Zamanında teknolojiyi yakalayamazsak çok geç kalıyoruz. Yapay zekâ konusunda henüz geç kalmış değiliz. 5G teknolojisi de gelirken Türkiye çok daha etkin olmalı çünkü yapay zekâ telekomünikasyon alt yapısı ile birlikte büyüyecek ve hızlanacak. Bu nedenle Türkiye’nin teknolojiyi sadece tüketen değil aynı zamanda üreten bir konumda olması lazım.

turk-internet.com : Yurt dışında yapay zekâ eğitimde de kullanılmaya başlanmış, sizce bizde de yapay zekâ eğitimde kullanılabilir mi?

Taha Yücel :
Çocuklarımız bizim eğitildiğimiz şartlarda yetişmiyorlar. Hızlı düşünen aradığını hızla internette bulan, kitap okumak yerine youtube’dan öğrenen bir nesille karşı karşıyayız. Bazen de verimsiz olarak bilgisayar başında zaman harcıyorlar. Bizim de çocuklarımızı eğiterek bilgisayar başında geçen bu zamanı verimli hale getirmemiz lazım. Artırılmış Gerçeklik/Sanal Gerçeklik (Augmented Reality/Virtual Reality) gibi teknolojileri kullanan yöntemlerle yapılan eğitim metotları geliştirmemiz lazım. Tabi bu yöntemleri öğretmenlerimizin de kullanabilmeleri için onların da bu yetkinliklerini geliştirecek şekilde çalışmalar yapmak gerekir.

turk-internet.com : Yapay zekâ sağlık konusunda özellikle doktorlara teşhislerde yardımcı olmak amacıyla da kullanılabiliyor. Sizce bu anlamda sektöre katkısı nasıl olur?

Taha Yücel :
Son yıllarda en zeki en kapasiteli çocuklarımız tıp alanını seçiyorlar. Bir doktor 6 yıllık bir eğitim alıyor ve sonrasında da uzmanlık eğitimi için ayrıca bir zaman harcıyor. Tıp alanında iyi bir doktorun yetişmesi yıllar alan meşakkatli bir süreç. Yapay zekânın tıpta kullanımı doktorların işlerine önemli derecede yardımcı olacak. Örneğin: MR veya röntgen sonuçlarını değerlendirebilmek ciddi bir eğitim ve uzmanlık gerektiriyor. Oysa ülkemizin ücra bir köşesinde her zaman böyle bir uzman bulmak kolay olmayabilir. Bu durumda yapay zekâ kullanan bir bilgisayar teşhise çok yardımcı olabilir. Robotik cerrahide de yapay zekâ kullanımı büyük kolaylıklar sağlayabiliyor. Bu da cerrahların çalışmalarına önemli katkıda bulunuyor.

turk-internet.com : Yapay zekânın önemli kullanım alanlarından biri de görüntü işleme. Bu da genellikle güvenlik alanında insanları tanıma amacıyla kullanılıyor. Ülkemizde bu anlamda neler yapılıyor ya da yapılabilir?

Taha Yücel :
Güvenlik alanında görüntü işleme konusu bir süredir ülkemizde de gündemde. Kameralarla kaydedilen ve büyük veri oluşturan bu görüntüler yapay zekâ yoluyla işleniyor ve analiz ediliyor. Hâlihazırda plaka tanıma sistemi başarılı bir şekilde kullanılıyor. Buna ilave olarak sahipsiz bir çanta veya paket bu yolla tespit edilip alarm üretilebilir. Başka bir örnek ise aranılan bir kişinin kamera görüntüleri üzerinden yüz tanıma ile tespit edilip yakalanması olabilir. TV yayınlarında da yapay zekâ ile müstehcen veya cinsellik içeren görüntülerin yapay zekâ ile tespit edilmesi için TÜBİTAK ile birlikte RTÜK bünyesinde çalışma devam ediyor.

turk-internet.com : Yapay zekâ savunma ve güvenlik teknolojilerinde kritik bir öneme sahip. Savunma sanayimizde bu anlamda neler yapılıyor? Milli ürünlerimizin yapay zeka ile destekleniyor mu?

Taha Yücel :
Bildiğiniz üzere savunma sanayiimiz SSM öncülüğünde birçok milli projeye imza attı. Milli askeri araçlarımız, helikopterimiz, gemilerimiz, ihalarımız, silah sistemlerimiz ve muharebe sahasında ihtiyaç duyulan birçok ürün milli imkânlar ile geliştirildi ve operasyonlarda aktif görev üstleniyor.

Bu ürünlerimizi tek tek incelersek, her birinde onlarca yapay zeka teknolojisinin yer aldığını görebiliriz.
Haberleşme sistemleri, radar sistemleri, kripto teknolojileri, elektronik harp sistemleri, görüntü işleme, güdüm sistemleri, dost-düşman tanıma sistemleri, görev bilgisayarları, akıllı mühimmatlar gibi yapa zeka teknolojilerini kullanan ürünler, platformlarınızda yer alarak savunma sistemlerimiz güvenlik ve karar-destek süreçlerinde aktif rol üstleniyor.

Muharebe sahasına bir bütün olarak baktığımızda da, bahsettiğimiz sistemler yapay zeka teknoloji kullanımının gittikçe arttığı komuta kontrol sistemlerimize bağlı uç birimler olarak görev alıyor.

Öte yandan savunma ve güvenlik sistemlerinde kullanılan kamera, radar, ihlal sensörleri gibi ürünlerin sayılarının onbinler seviyesinde olması, bu sistemlerin operatör bazlı kullanımı imkânsız hale getiriyor. Bu aşamada görüntü işleme, sinyal işleme ve akıllı öğrenen algoritmaların kullanımı hem operatör ihtiyacını azaltıyor hem de insan kaynaklı hataların önüne geçmeye yardımcı oluyor.

turk-internet.com : Yapay zekâ ile bazı mesleklerin de yok olacağı öngörülüyor. Örneğin sürücüsüz araçlarla şoförlük mesleğinin yok olması ya da yine yapay zekâ kullanımı sonrası çiftçilik mesleğine ihtiyaç kalmaması gibi. Bunun ekonomiye yansıması ile ilgili ne tür önlemler alınabilir? İnsanlar yok olan meslekler yerine ne gibi işlere yönlendirilmeliler?

Taha Yücel :
Ülke olarak genç dinamik bir nüfusa sahibiz. Teknolojideki yeniliklerle bazı meslekler yok olmakla birlikte yeni meslekler de oluşuyor. Çocuklarımızı daralan alanlardan çok yeni genişleyen bu alanlara yönlendirmemiz lazım. Örneğin yazılım böyle bir alan. Gençlerimizi yapay zekâ, artırılmış gerçeklik (Augmented Reality), sanal gerçeklik (Virtual Reality), içerik üretme gibi konularda eğitmemiz ve oralarda uzmanlaşmalarını sağlamamız lazım. İyi bir eğitimle, çocuklarımızı ilkokuldan başlayarak yetiştirmemiz ve yazılımda iyi bir noktaya gelmemiz mümkün. Çocuklarımızı bilgisayarla sadece oyun oynayan değil aynı zamanda üretebilen bir noktaya getirmemiz gerekir.

turk-internet.com : Yapay zekâ bu kadar çok geniş bir alanı etkilerken devlet bu konuya nasıl destek olabilir ve neler yapabilir?

Taha Yücel :
Belki yapay zekâyı da içine alan yeni teknolojiler bakanlığı kurulabilir. Bu bakanlığın görevi de gerek üniversiteler gerek sektörler gerekse devlet kurumlarının işbirliğinin organize edilmesi, Türkiye’de bu tür projelerin başlatılması ve yönetilmesi olabilir.
Yazan: Melike Beykoz      02 Nisan 2018, Pazartesi      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz