21 Ekim 2018, Pazar   |   English
Seçkin Gürler : % 100 Türk Sermayeli Labris Networks’ün Güvenlik Ürünleri 20 Ülkede 3500 Kuruluş Tarafından Kullanılıyor
Yazan: Fusun S.Nebil      21 Ekim 2014, Salı      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Labris Networks CEO'su Seçkin Gürler : "Avrupa’ya gittiğimiz zaman, dünyanın farklı noktalarındaki ülkelere gittiğimiz zaman, böyle bir ürünün Türkiye’den çıkması takdir ediliyor. Amerika ve İsrail dışında birilerinin güvenlik ile uğraşması, istihbarat derdi olmayan bir firmanın güvenlik ile ilgili bir şeyle uğraşması onların da hoşuna gidiyor. Bize daha geniş pazar imkânları sunuyor bu durum. Baktığımız zaman şu an Vietnam’da müşterilerimiz var, orada bir dağıtıcı ağımız var, Polonya’da var, Romanya’da var faaliyetlerimiz, baktığımız zaman işte Libya’da, Türkmenistan’da farklı müşterilerimiz var, beraber çalıştığımız iş ortaklarımız var, 250’ye yakın iş ortağımız var şu anda çalıştığımız. "

%100 Türk sermayeli Bir Türk firması olan Labris Networks, kendi geliştirdiği güvenlik çözümlerini sadece Türkiye içinde değil, Türkmenistan’dan İngiltere’ye, Slovakya’dan Tayland’a kadar 20 den fazla ülkede, askeri kurumlar, bakanlıklar ve özel şirketlerin dahil olduğu 3.500’den fazla orta ve üst düzey kurum ve kuruluş tarafından kullanılıyor.

ODTÜ Teknokent’te yer alan firma geçtiğimiz hafta Antalya'da gerçekleştirilen, TBD Kamu-BİB konferansına katıldı. Bu konferans sırasında Üst Yönetici (CEO) Seçkin Gürler bir söyleşi gerçekleştirdik :

turk-internet.com : Seçkin Bey, Labris zaten tanıdığımızi takdir ettiğimiz bir firma. Hazır Kamu-BİB’de yakalamışken bir kaç sual soralım. Öncelikle Labris Network’ü tanır mısınız, bilmeyenler için?

Seçkin Gürler :
Tabii ki! Labris Networks 12 yıl önce kurulmuş, yüzde 100 Türk sermayeli bir firma ve daha başlangıçta, ‘biz yüzde 100 üretim yapacağız, biz yüzde 100 sadece Türk ürünleri satacağız ve dünyaya bu ülkeden uluslar arası marka çıkaracağız’ diye başlamış bir yolculuğumuz var.

Şu an geldiğimiz noktada da 20 ülkede, 3 bin 500’ten fazla kurumsal referansla, yurt dışı ofislerimizde faaliyetlerimiz devam ediyor ve bilinen uluslararası, İsrail ve Amerikan markalarının yanına bir Türk markası da koymuş durumdayız.

Yolculuğumuz başarılı bir şekilde devam ediyor, inşallah önümüzdeki günlerde de bu başarıyı arttırarak sürdüreceğiz.

Geldiğimiz nokta son 3 yıldır Deloitte Fast 50 Listesi’ne giriyoruz. Deloitte Fast 50 Listesi en hızlı büyüyen Türkiye’deki teknoloji firmalarının listelendiği bir liste. Geçen sene de EMEA 500 Listesi’ne girdik yani Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da en hızlı büyüyen 500 teknoloji şirketi arasına girdik ve şu da önemli; bu liste teknolojik katkı olarak sıralıyor ama biz üretim yaparak giriyoruz. Bir teknolojiyi üreterek buraya girmek ekstra önemli.

turk-internet.com : Kesinlikle!

Seçkin Gürler :
Avrupa’ya gittiğimiz zaman, dünyanın farklı noktalarındaki ülkelere gittiğimiz zaman, böyle bir ürünün Türkiye’den çıkması takdir ediliyor. Amerika ve İsrail dışında birilerinin güvenlik ile uğraşması, istihbarat derdi olmayan bir firmanın güvenlik ile ilgili bir şeyle uğraşması onların da hoşuna gidiyor. Bize daha geniş pazar imkânları sunuyor bu durum.

Baktığımız zaman şu an Vietnam’da müşterilerimiz var, orada bir dağıtıcı ağımız var, Polonya’da var, Romanya’da var faaliyetlerimiz, baktığımız zaman işte Libya’da, Türkmenistan’da farklı müşterilerimiz var, beraber çalıştığımız iş ortaklarımız var, 250’ye yakın iş ortağımız var şu anda çalıştığımız.

Türkiye’de “önemli ağlar” dediğimiz askeri ağlar, kamu ağlarında çok ciddi, baskın bir pazar payımız var ve bunu daha ülke yararına tutmaya devam ediyoruz. Ülkede coğrafya ayırt etmiyoruz. Hakkari Yüksekova’dan, Edirne’nin en uç noktalarına kadar ürünlerimiz var çalışan. En ufak belediyelere, en ufak kaymakamlıklara, Türkiye’nin her yerindeki valiliklere, hastanelere ulaşan bir hizmet ağımız var. Böyle bir yapı kurmaya çalışıyoruz.

Türkiye çapında güzel, bizlere yakışan bir marka ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yolculuğumuz zor olduğu için de birçok zorlukla karşılaşıyoruz, bunların üstesinden gelmek için de devletimize, milletimize yaslanıyoruz, onların desteğini her zaman arıyoruz ve buluyoruz.

turk-internet.com : Hemen arkanızda bulunan cihaz, ilk ürettiğiniz yaptığınız cihaz değil mi?

Seçkin Gürler :
UTM cihazı.

turk-internet.com : Bu bilinen bir cihaz ve sizin dışınızda da pek çok üreticinin yaptığı bir ürün. Fakat bu taraftaki HARPP denilen teknolojiyi siz geliştirdiniz.

Seçkin Gürler :
Dogrudur

turk-internet.com : Bunu biraz bize anlatır mısınız? İsterseniz şundan başlayalım önce. Bu nasıl bir cihaz?

Seçkin Gürler :
İnternet var olduğundan bu yana güvenlik de, firewall’lar da tabii ki var olmuş durumda. İlk gereksinimlerden bir tanesi paketleri yönlendirmek, bunların güvenliğini sağlamak. Networklerin içerisinde yer alan UTM firewall teknolojileri zaten var olan, internet ile beraber gelişen teknolojilerdi, mazileri çok eskiye dayanıyor.

Fakat son 10 yıldır değişik kimlikler edinmeye başladılar; uygulama kontrolünü yapabilen, merkezi veri tabanına kullanıcı yetkilendirmesi yapabilen cihazlar haline geldiler. Özelliklerine baktığımız zaman çok gelişti ama dediğiniz gibi eski, eskiyorlar.

turk-internet.com : Bu konuda rakipleriniz, daha çok İsrailli ve Amerikalı firmalar değil mi ?

Seçkin Gürler :
Kesinlikle! Baktığınız zaman dünyanın diğer ülkelerinde bir üretim göremiyoruz. Olsa da zaten işte İngilizler, Amerikalılar bir şekilde satın alıyorlar, arkalarına sermaye yapılarını koyuyorlar çünkü gerçekten çok kritik bu tür bir alanda üretim yapmak ve farklı ağlarda bu tür ürünleri koymak; çok önemli bir değer taşıyor. Onun için Amerika ve İsrail burada önderliği ve sahip olma şeyini bırakmıyor.

turk-internet.com : Ama siz kendiniz yeni bir teknoloji geliştirdiniz, değil mi?

Seçkin Gürler :
Bu yeni cihazımız, yeni başlayan sorunları çözmek üzere kurgulanmış bir cihaz. Saldırı çeşitleri değişmeye başladı. “Anonymous” dediğimiz grupların yaptıkları ataklar, siber saldırılar, devletlerin karşısında belli şeyleri kabul ettirmek için uyguladıkları yöntemlerden birisi haline gelmeye başladı.

Burada ne tür yapılar kullanıyorlar? Baktığınız zaman her bilgisayar, her cep telefonu aslında bir paket üretim aracı. Bu yolla yüzlerce, binlerce, on binlerce noktadan çok yüksek sayıda paketi tek bir hedefe yönlendirerek, belli saldırılar yapılmaya başlandı.

turk-internet.com : Ddos yani?

Seçkin Gürler :
Evet, Ddos (Distrubuted Denial of Service) dediğimiz yapılar. Yani servisin verilmesini engelleyen ve halen gelişim içerisinde olan saldırılar. Bunun nasıl engelleneceği bulunmaya çalışılıyor aslında.

Biz de paralel olarak yaklaşık 4 yıldan fazla zaman oldu, bu ürünü geliştirmeye başladık. İlk öncülerinden bir tanesi. Benzer şekilde rakibi olan markalarımız ile aynı anda çıkardık bu ürünü. Amerika’daki ve İsrail’deki ürünler çıkarken biz de ürünümüzü çıkardık.

turk-internet.com : Ama bu konuda fazla rakip de yok bildiğim kadarıyla?

Seçkin Gürler :
Fazla rakip yok, evet. Aslında bazları ismini koyup belli ürünleri ürettiğini söylese de, pazarda kabul ettiremiyorlar çünkü gerekli testlerden, demolardan geçebilecek yetkinliğe sahip değiller. Şu an gördüğümüz kadarıyla ; pazarda en fazla 2 veya 3 tane ürün var gerçekten ayakta kalan ve pazarda belli bir şeyler yapabilen. Onlar ile de başa baş rekabet edebilecek durumdayız.

Zaten özellikle Doğu Avrupa’daki genişleme stratejimiz içerisinde bu ürünümüzün de büyük önemi var çünkü dünya buna çözüm arıyor, devletler çözüm arıyor, servisleri ve itibarlarını korumak için bu tür ürünlere ihtiyaçları var.

Bakınca da, alabilecekleri, kendisini ispatlamış fazla ürün yok. Biz de bu anlamda bir çözüm olarak ortaya çıkmış durumdayız. Türkiye anlayış ve bakış olarak biraz daha geriden geliyor aslında…

turk-internet.com : Ben de onu soracaktım, özellikle kamuda ürününüze karşı cevap nasıl?

Seçkin Gürler :
Bizde biraz daha geriden geliyor. Aslında teknoloji de bir gereksinimdir. Teknoloji ile ilgilenen kişilerin görüyor, araştırıyor, biliyor ve bir noktada çözümlerini uyguluyor olması gerekir. Bizde bu işin yöneticisi olarak Ulaştırma Bakanlığı, Türk Telekom ve TİB vardı. Şimdi farklı bir yapılanmaya gidiyorlar; onların yol göstermesi kademe kademe oluyor diyelim aslında.

İlk başta şöyleydi; ‘bunun önlemi, merkezi olarak alınacak, (ISP)’ler tarafından alınacak’ şeklinde bir yönlendirme vardı. Bu bakışın, ülkenin zaafiyetlerine katkısı da oldu.

Neden? Sen kendi ağında önlem almaz isen, her şeyi ISP’ye bırakırsan, ISP belli bir yere kadar bir şey yapabilir. Saldırıların yüzde 30’u, yüzde 40’ı yine kaçacak ve networku delecek. Gelen saldırılar da zaten firewall dediğimiz, IDS dediğimiz eski tip ürünlerin eşzamanlı oturumunu doldurmaya yeter. Yani bu geçen yüzde 30’luk kısım bile sizin ağınızı çökertir.

Artı, içeriden dışarıya doğru olan, özellikle kamu alanında kirlenmiş bilgisayar sayısı yani zombie bilgisayarın sayısı çok fazla. Onlar da iç bacakları yoruyorlar; dışarıya doğru trafikler çok fazla.

Bunlara baktığımız zaman, kesinlikle bu tür bir ürünün kamu alanında, askeri ağlarda, özel ağlarda direkt internet çıkışının önünde bulunması gerekiyor.

ISP’leri bu anlamda yüzde 100 yedekleme yapıyor. ISP’ler bunu yeni yeni artık söylemeye başladılar.

Bizim ürünümüzün hazır olması ve önceden bu tür şeyleri görebiliyor olmamız ve buna uygun olarak akıllı, öğrenebilir, geçmiş dataları trafikte tutan, ona göre akıllı kararlar verebilen bir cihaz olması önemli hale geldi.

Çok önceden kurgulamış olduğumuz ve şu an yaptığımız testlerde ürünün kullanıldığı ağlarda başarılı olması, oturmuş, kendini ispat etmiş, müşteri referansı olan, yurt dışına çıkmış, yurt dışında birçok ağda kullanılır hale gelen bir ürün ailesine kavuşturdu bizi.

Bu ürünler bizim her zaman elbette öne sürdüğümüz ürünlerimiz ama HARPP, ayrı bir ürün ailesi. Onun için markalamasını da ayrı yaptık. HARPP gerçekten farklı bir noktada. Bir taraftan da İngilizcesi de farklı, atmosferik olayları yöneten, biraz arkasında merkezi güçlerin olduğunu düşündüren farklı bir hava veriyor. Yurt dışına gittiğimizde bunun olumlu tepilerini de alıyoruz. Öyle bir kurgumuz var.

Biz, güvenlik şirketiyiz, biz siber güvenlik şirketiyiz, üretim yapmak için kurulduk, üretirsek varız, üretemezsek yokuz.

turk-internet.com : Çok teşekkürler, benim sorularım bu kadar. Sizin ayrıca eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

Seçkin Gürler :
Ben çok teşekkür ediyorum sizlere bu konuları dile getirme fırsatı verdiğini için. Sizlerle biz daha geniş mecralar ile iletişim haline geçebiliyoruz. Söz verdiğiniz için çok teşekkür ederim!

turk-internet.com : Ben de teşekkür ederim!



Seçkin Gürler : Labris Networks’ün Güvenlik Ürünleri 20 Ülkede 3500 Kuruluş Tarafından Kullanılıyor

Yazan: Fusun S.Nebil      21 Ekim 2014, Salı      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz